8 Mar 2020

İzmir Bilişsel Davranışçı Terapi

Bilişsel Davranışçı Terapi Nedir?

İzmir Bilişsel Davranışçı Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi fiyatları, Bilişsel Davranışçı Terapi psikolog, Bilişsel Davranışçı Terapi yapan doktor, Bilişsel Davranışçı Terapinedir üzerine bir yazıdır. Bilişsel Davranışçı Terapi psikoloji ve ruhsal rahatsızlıklar alanındaki bilimsel bulgulara dayalı olarak geliştirilmiş, bilimsel verilerin psikoterapi alanına uygulanmasıyla ortaya çıkmış modern bir terapi yöntemidir.  Bilişsel Davranışçı Terapi duyguları olumlu değişime çağıran ve etkilemeyi başlatan, düşünceleri ve düşünce sistemini değiştirmeye odaklanan kısa süreli ve yapılandırılmış bir terapi yöntemlerinden biridir.

Şimdiki zamanı esas alarak çalışır. Danışanın, psikolojik danışmaya başvurduğu dönemdeki sorunlarından yola çıkar fakat temelde, kişinin geçmişte bir olay ya da yaşanan bir süreç nedeniyle geliştirdiği otomatik düşünce, uyum sağlamayan duygu ve davranışlarının farklılaşmasını amaçlar. Çünkü kişinin şu an yaşadığı rahatsızlık bu düşünce, duygu ve davranış üçlemesinin devam ettirilmesi sonucundan kaynaklanmaktadır. BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ   terapisi danışana rahatsızlık veren zihinde oluşmuş bilişsel çarpıtmalar ve bu çarpıtmaları destekleyen davranışların tespit edilmesi ve bunların işletim sisteminde değişiklik oluşturmayı amaçlayan bir terapi yöntemidir. Terapinin amacı danışanın tüm bilişsel çarpıtmalarını değiştirmek değil, yalnızca problem yaratan ve hayatını zorlaştıran çarpıtmalarını düzenlemektir. Çarpık düşüncelerin gerçekçi bir şekilde yeniden değerlendirilip değiştirilmesi, duygularda ve davranışlarda değişikliği sağlamaktadır. Daha kalıcı düzenlemeler ise danışanın işlevsel olmayan ve hayatına yarar sağlamayan temel inanç mekanizmalarının değiştirilmesine odaklıdır.

Bilişsel Davranışçı Terapi, düşüncelerimizin duygularımızı ve davranışlarımızı yönlendirdiğini kabul eder. Böylece, duygularımızı ve düşüncelerimizi dış dünya (başka kişiler, etkenler vb) değişlik oluşturamaz. Bu düşünce şekli ise kişinin her şartta ne olursa olsun duygularını ve davranışlarını kontrol edebilmesini sağlar. BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ   terapi diğer bazı terapilere göre daha kısa sürede çözüme ulaşılmasını kolaylaştırmaktadır. Ortalama 16 seans gibi bir sürede çözüm odaklı ilerleme hedefler. Aynı zamanda iyi olma süresinin değişkenliği danışan ile ve terapistin ortak katkılarına da bağlıdır. Her iki tarafında terapi sürecinde rolleri bulunmaktadır.

İzmir Bilişsel Davranışçı Terapi

izmir bilişsel davranışçı terapist psikolog, İzmir Bilişsel terapi de danışanla işbirliği içinde terapötik bir ilişki kurmak önemlidir. Danışanın terapiye aktif katılımı problemin çözümlenmesi için istenilen bir durumdur. Bilişsel davranışçı terapiyi diğer terapi yöntemlerinden ayıran önemli noktalardan biri danışana verilen psikoeğitim ve ev ödevlerinin bulunmasıdır. Psikoeğitimle birlikte kişinin öğrendiklerini seanslardan sonra hayatında uygulanması beklenir. Kişi fark ettiklerini hayatına aldıkça ve uyguladıkça değişimi gözlemleyecektir. Bununla birlikte kendi ile ilgili süreçleri yönetmeyi de öğrenmiş olması hedeflenir.

Bu terapi sürecini İzmir’de arayanlar için Ege Pozitif Psikoloji BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ   terapi yöntemi ile seanslar sunmaktadır. Çözmek istenilen bir çok problem olabilmektedir. Önemli olan İzmir’de güvenilir bir danışmanlık merkezi bulmaktır. Bu durumda olduğunuzu düşünüyorsanız bize başvurunuz. BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ   terapi yöntemi kullanarak problem çözen psikologlarımız ile İzmir’de hizmet vermekteyiz.

Uzm. Aile Danışmanı & Uzm. K. Psikolog

Bayram Şimşek hk. yorumlar İçin tıklayınız.

Bilişsel Davranışçı Terapi Fiyatları

Bilişsel davranışçı terapi ücretleri Türkiye de ve İzmir de uzmanına göre psikoloğa göre çeşitlilik göstermektedir. Şehir den şehire fiyatları değişmektedir. İzmir de Bilişsel davranışçı terapi psikolog ücretleri 150 tl ile 300 Türk Lirası arasında psikiyatrist ya da doktor ücretleri 250 tl ile 800 Türk Lirası arasında değişmektedir. Bu ücretler İstanbul, Ankara, Konya ve Bursa da ücretler değişmektedir.

BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ   Uygulama Alanları

Bilişsel Davranışçı Terapi, olumsuz yönde gelişen koşullanma ve bununla ilişkili olarak gelişen temel inanç sistemini fark eder ve bu inanç sisteminin duygu ve davranışlara yansımasının hayatına etkilerini kişi ile yüzleştirmeyi amaçlar. Terapi sürecinde en temel kural olarak işlevsiz ve fayda sağlamayan düşüncelerin alternatif ve gerçek olan düşüncelerle değişimi hedeflenir. Düşünce düzeyinde oluşan değişimin duyguları da olumlu yönde etkilemektedir. Böylece istenilen davranış değişiminin gözlemlenmesini ifade etmiş olmaktadır. Bilişsel Davranışçı Terapide psikoterapist ve danışan aktif şekilde işbirliği içinde çalışır. Danışan, telkin bekleyen ve ne yapması gerektiğiyle ilgili danışmandan bilgi bekleyen konumda olmamaktadır. Bir ekip gibi terapötik ilişki kurularak yaşanan zorluklarla ilgili detaylar çözümlenir.

Terapi, süreci tetikleyen şeyin düşünce tarzı olduğuna odaklanmaktadır. Bireyin aklından geçen düşünceler, onun duygularını ve en sonunda davranışlarını şekillendirir. Olay-düşünce-duygu-davranış arasında bağ kurarak işlevsiz düşünceleri, daha işlevsel olanla yer değiştirmek Bilişsel Davranışçı Terapinin temel hedeflerinden biri olmaktadır. Böylece sadece düşünce değil, davranış tarzındaki değişimin de bireyde ortaya çıkan ve rahatsızlık veren belirtilerin de ortadan kaldırılmasını amaçlar.

Terapi sürecinde öğrenilenlerin gündelik hayata uyarlanabilmesi için çeşitli ev ödevlendirmeleri yapılır. Kişiden eski işlevsiz düşünme ve temel inançlarının yerine işlevsel davranış kalıpları koyması sağlanır. Terapi sürecinin sonunda, kişinin kendisiyle ilgili gerçekçi inanışlar geliştirebilmesi ve kişiyi olumsuz duygu durumuna sürükleyen inanış ve davranış kalıplarını tümüyle bırakması beklenmektedir.

Evlilikte Sık Karşılaşılan sorunlarla ilgili yazımızı okumak için TIKLAYINIZ

Çocuklarda Sık Karşılaşılan 9 Problem ile ilgili yazımız için TIKLAYINIZ

Sık Karşılaşılan Psikolojik Problemler için TIKLAYINIZ

Sık Ortaya Çıkan Cinsel Problemlerle İlgili Yazılarımız için TIKLAYINIZ

Düşünce Çarpıtmaları

1-   Ya hep ya hiç düşünme biçimi

Düşünce yapısında hayat siyah ve beyaz renk gibi iki ayrı uç noktalarda yaşanmaktadır. Griye ve grinin tonlarına izin verilmez. Örneğin; “Eğer beni sevmezse ben hiç mutlu bir insan olamam” şeklinde düşünceler ya hep ya hiç tarzı çarpık düşüncelerdendir.

2-   Felaketleştirme

Geleceğe bir felaket beklentisi oluştururlar. Olacak olan kötü sonuç çok az bir olasılığa sahip olsa bile bunun farkına varamazlar. Korkulan problem çözüme ulaşmazsa dünyanın sonu gelecek şekilde düşünülür. Örneğin; “Sevgilimden ayrılırsam ben biterim.” “Bu işten çıkarsam para kazanamam.” şeklindeki düşünceler felaketleştirmeye girmektedir.

3-   Olumluyu göz ardı etme

İyi şeylerin olmuş olması önemli ve kayda değer olarak karşılanmaz. Başarılar şansa ya da başka sebeplere bağlanır kendinin başarısı olarak görülmez. Örneğin; “Sınavların iyi geçmesi hocanın kolay sorularından’’ gibi düşünceler kişide var olan olumlu özelliklerin göz ardı edilmesine sebep olur.

4-   Duygusal Akıl Yürütme

Olaya ilişkin yapılan yorumlarda gerçek ve mantık yerine var olan duygu durum göz önüne alınarak düşünce oluşturmaktır. “İlişkimiz çok kötü çünkü ben mutsuz hissediyorum’’ şeklinde karar verirken esas alınan şey duyguları olabilir.

5-   Etiketleme

Kişinin kendisini ya da başkalarını tek bir olaya dayandırarak genel bir yargıya ulaştığı değerlendirmeler olmasıdır. “Bana olan borcunu geç ödedi, bu onu çok cimri yapar.’’ Şeklinde genellemeler yapmasıdır.

6-  Kişiselleştirme

Farklı açıklamaları dikkate almadan yaşanılan durumu tamamen kendi üzerine yapılan bir davranış olarak alıyor olması kişiselleştirme yapıldığını göstermektedir. Olumsuz durumlar kişiye verilen bir tepki olarak konuluyor düşüncesidir.

7-  Meli- Malı’lar

Yaşamak için kesin kurallar olduğu ve bu kuralların yerine getirilmediğinde ise sonu felaketlere neden olabileceğine dair olan inanışlardır. Örneğin; “Çok iyi yapmalıyım, yapamazsam bu durum beni başarısız yapar’’ demektir. Bu ve bunun gibi meli malı içeren düşüncelerin olması bir süre sonra o işlere karşı öfke duygusunu ortaya çıkarır.

8-  Genelleme

Yaşanılan tek bir olay olmasına rağmen genellikle olumsuz bir sonuç çıkarma eğilimi oluşur. Genelleme yapan kişi sıklıkla asla, her zaman, hiç kimse gibi kelimeleri durumlar için kullanır. Tek bir olay göz önüne alınarak benzer olan her şeye aynı tepkileri vermektedir. Örneğin; elime aldığım her şeyi berbat ederim hiçbir işi doğru yapamam şeklinde düşünceye sahip olmak durumun aşırı genelleme yapılmasına örnektir.

9-   Seçici Soyutlama

Yaşanılan durumla ilgili olayın tek bir olumsuz yönüne odaklanılır diğer olumlu yaşanılan tüm durumlar görmezden gelinir. Örneğin çalıştığınız iş yerinde müdürünüz size sert davranıyor ve bunun farkındasınız fakat aynı zamanda diğer çalışanlara davranışını fark etmiyorsunuzdur. Bu durum seçici soyutlamaya girer. Müdürünüzün diğer çalışanlara ne şekilde davrandığına dikkat etmiyor oluyorsunuz.

10-   Zihin okuma

Karşımızdaki kişilerin zihninden geçenleri okuyabildiğinizi düşünerek aynı zamanda düşündüğünüz fikirleri karşı tarafa sormadan doğruluğuna inanıp davranışlarınızı bu inanca göre değiştirmenizdir. Örneğin, “Bugün okulda arkadaşım bana ters bir bakış attı ve benden hoşlanmadığını dile getirmiş oldu onunla konuşmamam gerek’’ bu inanca girmektedir.

BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ   Kullanılan Sorular

  1. Doğrudan sorular: Danışana sorun yaşadığı duygu ve davranış ile karşılaştığı anda aklından ne geçtiği sorulmaktadır. O an düşünce sisteminin davranışlara olan etkisinin bulunması hedeflenmektedir. Oluşan otomatik düşünceleri bulmakta zorlanıyorsa o an yaşadığı duygular konuşularak bulması sağlanır.

  1. Yönlendirilmiş Keşif: Birkaç farklı soru ile danışanın aslında bildiği, ancak o anda yaşadığı duygusal yoğunluk sebebiyle farkındalık durumunda olmayan bir bilginin fark edilmesi amaçlanır. Danışanın problem yaşadığı an ele alınarak, değişikliğin ortaya çıktığı durum anlaşılır ve eşlik eden faktörler gündeme getirilerek alt nedeni olan düşüncenin keşfedilmesi amaçlanmaktadır.

  1. En Kötü Senaryo Tekniği: Danışanın yaşadığı olumsuz duygu ele alınır. Bu durumda danışanın gerçekleşmesinden korktuğu durum ortaya çıkartılır. Ve bu durumun gerçekleştiği hayal ettirilir. ‘’Bu durumda olabilecek en kötü şey ne?’’ sorusu sorularak asıl olarak hangi durumun onu duygusal olarak yıprattığı tespit edilir.

  1. Davranış Deneyi Eşliğinde Düşüncelerin Kaydedilmesi: Danışanın zorluk yaşadığı bir olayın içine girerek o ana odaklanması istenilir. Bu durumu yaşarken aklından geçenlere dikkat ederek seans esnasında yazarak not etmesi istenilir ve farkındalık kazandırılır.

  1. Otomatik Düşünce Kaydı Tutulması: Danışanın yaşamında zorlandığı anlarda aklından geçen kendi ile ilgili olumsuz inançlarının hangi durumlarda var olduğu ve hangi durumlarda yok olduğunun ayrımını yapmak. Ve yoğunlaştırdığı tetikleyicilere odaklanmayı amaçlar.

BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ   Panik Atak

Bilişsel kuramda panik bozukluğun tanımı, stres ile tetiklenen korku sisteminin oluşturduğu bedensel belirti ve duyumlara yönelik, korkudan kaygı duyma durumu olarak tanımlanmaktadır. Panik bozuklukta beden duyumlarının kişinin bilincinde yanlış yorumlanması var olmaktadır. Tedavi sürecinde ise kişinin zihinsel süreçlerinin yapılandırılması ve olumsuz olan yorum hatalarının düzenlenmesi gerekmektedir. Bu sonuca ulaştıran ise bilişsel davranışçı terapi olarak görülür. Bilişsel-davranışçı terapi (BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ  ) ile panik bozukluğu tedavisinde psikoeğitim, bilişsel yeniden yapılandırma, bedensel denetim kazanmaya yönelik solunum egzersizleri ve kas gevşeme teknikleri, ev ödevleri ve hayatta uygulama, iç ve dış uyaranlara yönelik alıştırmalar, seansta gerçekleşen olumlu durumlar yaşama taşıma tekniklerinden faydalanmaktadır.

Tedavinin ilk seanslarında panik atak ve panik bozuklukla ilgili genel bilgiler, panik belirtilerinin düzenekleri, danışanın hangi alanlarda ve hangi inançlarda yaşadığı zorlanmaları anlamayı amaçlayan paylaşımlar yapılmaktadır. İlerleyen seanslarda yaşanılan anlara yönelik paylaşımlar ve egzersizler ile iç ve dış panik atağı tetikleyicilerine yönelik bilinçlerde yapılır. Bilişsel yapılandırma teknikleri ile korku döngüsünün kırılması ve yeni olumlu inançların yerleştirilmesi ile kişi hayatında ki zorlukları ortadan kaldırabilmektedir.

BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ   Kaygı Bozukluğu Tedavisi

Bilişsel davranışçı terapi yaygın anksiyete bozukluğunun iyileşmesinde kullanılan en etkili psikoterapi yöntemlerinden biridir. Bilişsel davranışçı terapide danışanlara yaşadığı problemler ile ilgili psiko-eğitim verilir. Böylelikle kaygı bozukluğuna neden olan düşüncelerinin farkına varmaları için alan yaratır ve yüzleştirir. Danışanlar ise aslında tehlikeli olmadığı halde kişide korku ve endişe yaratan nesneler, durumlar, düşünceler ve fiziksel duyumlarla bilinçli olarak karşı karşıya getirilir ve düşünce sisteminin anlamlandırması yapılır. Duruma verilen korku ve kaygı tepkilerinin azaltılması için BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ   tekniklerinden yararlanılır.

BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ   olaylarda kaygının yarar ve zararları konusundaki düşüncelerinizi tanımanız, işlevsel ve işlevsel olmayan kaygılarınız arasındaki farkı gözlemlemeniz için çaba gösterir. Kaygılandığınız konulardaki düşünce ve davranışlarınızdan kaçınmaların nasıl üstesinden gelinebileceğinin yolunu gösterir. İlk aşamada danışanın belirtilerinde bir rahatlama sağlamayarak hayatına devam etmesine odaklanılır. Daha sonra danışana çarpık otomatik düşüncelerini nasıl fark edebileceğini ve bunların hayatına verdikleri etkileri ile ilgili çalışmalar sağlanır. Çarpık düşüncelerine mantık, akıl yürütme ve deneysel test yoluyla nasıl tepkilerinde değişime ulaşacağı konusunda terapötik bir süreç ile ilerleme sağlanır. Danışan BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ   yöntemi ile kaygı bozukluğunda temel kaygılarının altında yatan uzun soluklu işlevsiz olan otomatik düşünceleri ve temek inançlarını tanımlar. Bunları varsayımlar ve yeni düşünce geliştirme sistemleri ile yer değiştirir. Düşüncenin değişmesi ile birlikte zor anlarda yaşadığı duygular ve davranışlarda da değişim meydana gelmektedir.

Makale Yazarı Uzman Klinik Psikolog Bayram Şimşek(Sitesine Gitmek İçin Tıklayın)

Yorum yapmak ister misiniz?

Call Now ButtonScroll Up