Aile terapisi, danışanlarının durumuna göre grup ve bireysel danışmalardan ayrılırlar. Örneğin; bireysel danışmanlık genellikle danışanların kişisel sorunlarına ve onların çözümüne yani bireylerin içsel dinamiklerine (intrapersonal) odaklanır. odaklanır. Grup danışmanlığı ise birden fazla bireyin bir araya geldiği ve  daha kişilerarası (interpersonal) ilişkilerin olduğu bir süreçtir. vardır. Bununla birlikte grup elemanları ortak problemleri ile birlikte danışmaya girerler. Öte yandan, aile terapisi değişiklikler yapmak için yaşamın bütününe(total life sistem) odaklanır, ailenin yapısını değiştirmeyi amaçlayarak ailenin bütününe etki eder. Yani aile terapisinde kullanılan yaklaşımlar; hem bireyin içsel dinamiklerine, hem kişilerarası ilişkilere ve sistemlere odaklanır. Aile terapisi aynı zamanda yeni yol ve yöntemler sağlayan, zihinsel sağlık çalışanlarının üretkenliğinden ve yenilikçiliğinden etkilenir. Aile terapisi, terapiste geniş hareket alanı sağlayarak, sorunların belirlenmesinde özgün yollar bulmasına izin verir.

Bazı aile terapisi teorileri benzer olsa da çoğu farklı farklıdır.

Aile terapisinin gerekçelerinden biri, hayatla ilgili artan zorlukların kökeninde ailenin yattığına inanılmasıdır.  Bu nedenle, aile üyeleri birbiriyle ilişkilidir ve aile üyelerinin durumları diğer aile bireylerini ve ailenin bütününü de olumlu ya da olumsuz etkileyebilir.

Terapötik olarak ailelerle çalışmanın tedavide etkililiği kanıtlanmıştır. Araştırmalar, çeşitli aile terapisi modellerinin/yaklaşımlarının, psikoterapinin diğer biçimleri kadar etkili olduğunu göstermektedir. Danışanlar arasında yapılan araştırmalar da, danışanların evlilik ve aile terapistlerinden aldıkları hizmetlerden çok fazla memnun olduklarını ve aile terapisinin madde kullanımı, alkolizm gibi rahatsızlıkların tedavisinde de etkili olduğunu belirtmektedirler. Başka bir deyişle, danışanlar umdukları yardımı görmektedirler. Fakat bunun yanında aile terapisi, bipolar bozukluk gibi şiddetli ve kronik akıl rahatsızlıklarının tedavisinde yeterli ve etkili değildir.

BİREYLERLE ÇALIŞMANIN YERİNE AİLELERLE ÇALIŞMANIN NEDENLERİ

Aile terapisinin avantajlarından biri;  terapistin aileyle çalışarak neden-sonuç ilişkilerini ve sorunları daha geniş bir çerçeveden bakarak  bütün karışıklığı görmesinin kolaylaşmasıdır.

Aile terapisi, danışanın yaşamındaki önemli kişileri, sürecin içine alır. Terapist, sorunun içinde olan, sorunu paylaşan insanlarla direkt çalışır.

Aile terapisinde tek bir ileti, aynı anda bütün aileyle paylaşılabilir.. Böyle yapılmasının amac; aile üyelerinin birlikte bu sorun dahilinde çalışmalarını sağlamaktır. Ayrıca aile terapisi aile de gizli kalmış bilgileri ortaya çıkararak aile içinde açık iletişimi sağlamayı amaçlar.

Aile terapisinin önemli avantajlarından bireysel psikolojik danışmadan daha kısa sürede etkili olarak amacını yerine getirmesidir. aile terapistlerinin bildirdikleri raporlar da ,  bir aileyle yalnızca birkaç oturum çalıştıkları görülmüştür.

Aile terapisinde, durumlara göre bazı yaklaşımların etkili olduğu belirlenmiştir. Çoğu araştırmaya baktığımız da, aile terapisinin, ailelerin ve aile üyelerinin hepsini kapsayan değişiklikleri gösterdiğini görmekteyiz. Diğer terapistlerin bu konu da iddialı olmadıkları söylenebilir.

AİLE TERAPİSİNDE ETİK KONULAR

Aile terapisinde profesyonel meseleler en çok etik, yasa ve kimlikle ilgilidir. Aileye yardım etme sürecinde, profesyonel meseleleri göz önünde tutma ve tedavi prosedürünü seçme arasında bağlantı vardır. Terapötik yorumlamaların temelinde etik ve yasal faktörler vardır. Ancak, profesyonel konular terapötik konulardan daha az dikkat çeker. Çünkü profesyonel konular daha temeldir. Profesyonel konular daha mekanik olarak tartışılırlar ve tedavide ilginç bulduklarımızla alakalı olan şeylerden daha az caziptirler. Etik rehberler, yasal standartlar ve kurumsal kararnameler aslında düzyazıdır ve okumak için çekici ve açık değillerdir. Şimdiye kadar bu kodlar, rehberler, dernekler profesyonel aile terapisinin kalbini oluşturmuştur. Bu meseleler çevresindeki aile terapisinin kritiği halk ve klinisyenler tarafından pekiyi anlaşıldı.

Aile terapistleri yasal, etik ve profesyonel kimlik meseleleri konusundaki bilgiler ve onların takiplerinde uyanık olmalıdırlar. Eğer olmazlarsa, sonuç iyi niyetli ancak zararlı klinik ya da kişisel hareketler olabilir. Aile bir sistemdir, öyleyse aile terapisi de bu sistemin alanındadır. Aile terapistleri sağlıklı kalabilmek için, onlar ve meslektaşları, yüksek standartlar için uygun pratiklere ve yasal durumlara, etik kodlara uymalıdırlar. Onların aile terapistleri gibi güçlü kimlikleri vardır. Onları profesyonel olarak zenginleştiren ve besleyen kurumlarda bir üyeliklerinin olması gereklidir. Meslektaşların hatırları ve kendileri için, aile terapistleri profesyonel meselelerle baş edebilirler.

AİLE TERAPİSİ VE AİLE ETİĞİNE GENEL BAKIŞ

İnsan deneyimleri ahlaklı girişimlerdir. Etik ilkeler (ethics), bireyler ve ailelerden gelen hakların gerçekleşmesi için karar veren ahlaki prensiplerdir. Aileler ve toplum ilişki etik ilkeleri (relationship ethics) tarafından yönetilir. Bu etiğin temelinde 2 temel prensip vardır;

  1. Adalet (equitability) “herkes kendi ilgilerini çok kültürlü bir bakış açısından adil bir şekilde hakkını kazanmaya çalışır” önerisidir.
  2. İlgi (caring) veya ahlaki gelişim ve prensipler, sosyal ilişkilerin ve dayanışmanın merkezinde yer aldığı fikri.

Aile terapisi ilk olarak uygulayıcıların, teorilerin ve uygulamaların aileleri içermesinin değersiz olduklarına inandıkları bir atmosferde gelişmiştir. Sonuçta oluşan tarafsızlık (neutrality) durumu, ailelerle çalışmanın etik prensibinin aile terapistleri tarafından resmi ya da resmi olmayan temellerde 1960ların ortalarına kadar seyrek olarak tartışıldığı anlamına gelir. Daha sonra aile terapisinin feminist kritikleri, özellikle aile şiddetinin sorumlulukları bakımından bu alanı değerler ve etik konusunda sallamıştır. Uygulayıcılar kesin ya da doğalarla ilgili her durumun değerlerle ilgili olduğunu anlamaya başlamış, yani, terapötik kararlar etik olarak nötr olmadı, olamazda.

Bilinen değerler ve etikler, ana fikre yardımcı olmakla ilgililerdir.(????) Aile terapisi yaparken etik karar verme hakkında hala pek çok belirsizlik vardır. Çünkü etik karar vermek kolay değildir. Terapist ne zaman etik ikilemle yüzleşirse, genellikle “2 veya daha fazla akılcı kararı yapmak için 2 ya da daha fazla iyi nedene” sahiptir. Eğer bu ikilemler karışıksa, klinisyenler tamamen eminse, onlar seçtikleri yolda dikkatsizce büyük bir hata yapıyorlardır.

Tarihsel çatışmalar ve şimdiki gerçekliğe rağmen, etiğin alanı; aile tedavisinin çatısının temel bölümüdür. Bu, terapinin bütün çeşitlerinde, özünde bir etik boyutu olduğu için dikkatlice düşünülmelidir. Meseleleri daha fazla zorlaştırmak için, aile terapistleri her çeşit terapistin muhtemel etik çatışmalarıyla yüzleşirler. Örneğin, aile terapisinde, aile üyelerinin arasındaki ilişki genellikle danışan için dikkate alınır. Elbetteki, ilişkide bir kişiden fazla kişi vardır ve terapide ilerlemek için terapist, bazılarının çoğunluktan farklı olarak çatışmalı duygu ve davranışları ve ayrı ihtiyaçları olan bireylerin bilgilendirilmiş rıza (informed consent) olmalıdır.

Etik ve etkili olan aile terapistleri, ailelere hizmet verirken teoriler içinde değerlerin farkında olmalıdırlar. Aile terapistleri profesyonel olmak için güncel etik kodları bilmelidirler ve süreçte kodları gözden geçirerek öneri getirmekle aktif olarak uğraşmalıdırlar. Klinisyenler bunu yaparken düşünceli ve esnek olmalıdırlar.

ETİK VE DEĞERLER

Etik karar vermenin temelinde değerleri fark etme ve anlama vardır. Bir değer (value) “bir dizi seçimin en çok tercih edilenden en az tercih edilene doğru sıralanmasıdır.” Temelde 4 değer alanı vardır ve her biri birbirini etkiler. Bunlar; aile, kişisel, politik/sosyal ve en yüksek. Aile terapisi, kuramsal ve klinik olarak profesyonel olması için temelinde bilinen çeşitli değerler topluluğu olduğu kabul ediliyor.

Etkili terapistler terapötik süreci etkileyen kişisel değerler, danışan-aile değerleri ve teorik değerlerdeki güçlüklerin farkında olurlar. Terapistler önce kendi değerlerini incelemelidirler. Terapistin yaşı, medeni durumu, cinsiyeti, etik kökeni, dini, sosyal kültürel yapısı vb. terapistin değerlerini etkiler. Örneğin; genç, bekâr, Katolik, Latin erkek aile bir terapistine zengin bir alt yapıdan gelen ve değişik değerlere sahip yaşlı, boşanmış yerli Amerikan ailesinden hayatının çoğunu fakir geçirmiş 2 yetişkin gelebilir.

Kişisel değerleri ortaya çıkarmanın ve etik karar verme tarzını anlamanın bir yolu da etik genogramdır. Bu genogram çeşidi, zor etik karar vermek için  aile bireylerinin köküne nasıl dikkat edileceğine  odaklanır. Bir terapistin ebeveynleri gevşek olmuş olabilir, veya doğru ve yanlış davranış yorumunda katı olmuş olabilir. Böyle durumlar terapistin şu andaki etik karar vermesinde iyi ya da kötü bir şekilde rol oynayabilir. Aile terapistleri, kendi değerlerinin, bu değerlerin kendisine nasıl geldiğinin ve  değerlerin nasıl farklı ve diğerlerine benzer olduğunun farkında olursa ailelerle daha etkili ve etik çalışmak için uygun olurlar.

Sonra, terapist, danışan-ailelerinin değerlerine bakar. Araştırmalar, aile değerlerinde -özellikle farklı kültürler arasında- çeşitlilik olduğunu göstermektedir. Ailelerde, üyelerin kişisel, politik ve sosyal değerleri çeşitli yönlere etki eder. Ailelerde, aileden miras olarak gelen değerlerin de etkisi vardır. Ailelerle çalışırken, onların değerleri, sistemle ilgili bir bakış açısında sınanmalıdır, yani aile üyelerinin değerlerinin aileyi bütün olarak nasıl etkilediğine bakılmalıdır. Böyle bir bakış açısı değerlerle ilgili konuyu karıştırır; ama aynı zamanda değerleri gerçekçi bir çerçeveye koyar ve bunların işleyişini dinamik bir girişime çevirir. Eğer terapistler ve onların danışan-aileleri savundukları çekirdek değerler bakımından birbirinden ayrı değerlere sahiplerse onlar arasında ya da onların yerini tutan birileri arasında görüşmeye ihtiyaç olabilir.

Son olarak terapistler değerleri açıklarken teori ve süreçlerle bağlantı kurup, onların sonuçlarını kabul ederler. Bu son alanda, aile terapilerinin etik konuları, ailede muhafaza edilmesi gereken, vurgulanan, pekiştirilen ve değiştirilmesi gereken değerlerle ilişkilidir.

Bazı aile terapistleri, tedavilerinin merkezine ailelerin semptomlarını silmeye yardım etmeyi alır. Diğerleri, yeni bir yapıyı veya sınırı oluşturmaya odaklanır. Bazıları ise bireylerin ailelerinin kökünden farklılaşmalarına veya yeni çözümler üretmelerine yardımcı olmayı amaçlar.

Bilgisiz uygulayıcılar (terapistler) değerlerin doğasını ve hatta önemini inkar etmeye çalışır. Diğerleri terapiyi hoşlandıkları değerlerin yeniden gözden geçirilmesi için bir mücadele olarak kullanma çabasında bulunur. İki yaklaşım da kusurlar ve olası tehlikelerle doludur. Sonuç olarak, diğerlerinin değerleri için duyulan saygı ve değer; etik davranışın ve aile terapisinin rehberliğinin arkasındaki hakim güçtür.

DEĞERLER ETİK UYGULAMALARI NASIL ETKİLER?

Bütün etik konular, değerleri, karar vermek için temel alır ve sosyal haklar ve zorunluluklarla ilgili bütün değerler, etik kararlarda kaçınılmaz olarak ortaya çıkar.

Aile terapisinde bazı terapistler, ailenin varlığındaki bireysel terapötik yaklaşımdan hareketle ya da aile üyeleriyle bireysel olarak çalışırlar. Bu tip bireysel tedavi bir değer ve etik soru meydana getirir, çünkü, böyle bir düzenlemedeki ailenin problemleri, onların genel durumundan bir bütün olarak görülmez. Sonuç olarak ailenin iletişim yolunun yenilenmesi için öneriler, durumun bütün karışıklığını göz önünde bulundurmaz. Çünkü böyle bir yaklaşım sınırlıdır, azdır ve değeri yoktur. Bu, etik bile olmayabilir. Çünkü, araştırmalar evli kişiler için bireysel terapi ile evlilik ilişkisinin karışıklığı arasında bir ilişki göstermiştir.

Aile terapistleri, etik olarak danışanlara karşı dürüst olmalıdır, danışanlar terapistin seçimleri, önyargıları ve profesyonel yargıları hakkında açıkça bilgilendirmelidir. Aile terapistinin kabul ettiği değerler, onların klinik uygulamalarını ve sonuçlarını direk olarak etkilemektedir.

ETİK KARARLAR ALIRKEN YOL GÖSTEREN KAYNAKLAR

Etik olmayan kararları almaya karşı tedbir almak için aile terapistleri hangi değerleriyle alakalı olduğunun farkına vardığı andan itibaren birkaç kaynak ve model kullanabilir. Etik kararlar almanın en yaygın ve yararlı olan 5 yolu vardır;

  • Kurumsal Etik Kodları,
  • Eğitimsel Kaynaklar,
  • Profesyonel Konsültasyon,
  • Meslektaşlar ve Süpervizörlerle Etkileşim
  • Meta-etik İlkelerinin Önemi.

Eğitimsel Kaynaklar

Aile terapistlerinin etik kararlar alırken yararlanacakları ikinci kaynak; eğitimsel araçlardır. En iyi eğitimsel kaynaklardan biri; aile terapisindeki ikilemlerle belirli olarak ilişkilendirilmiş vaka tarihi-vaka çalışmaları şeklinde bulunur. Peggy Papp(1977), Frank Dattilio(1998), ve Lary Golden(2004)  aile terapistlerinin başvurabilecekleri olay çalışması kitapları yayınlamışlardır;

  • AAMFT Etik Kodlarını Kullanıcı Rehberi ( User’s Guide to the AAMFT Code of Ethics)’nin formatı daha kısadır.
  • Aile Rehberi: Çiftler ve Aileler için Danışma ve Terapi (The Family Journal: Counseling and Therapy for Couples and Families)

Bu yayınların vaka konsültasyonları belirli bir kuramsal görüş özelliğindedir. Böyle eğitimsel vakaların sistematik bir temelde çalışılması gerekir. Ayrıca, aile terapistlerinin, geçmişte nasıl kararlar aldığını bilmek güncel uygulayıcılar için yararlı olabilir

Vaka çalışmaları; aile terapistlerine etik olarak uygun seçimler yapmaları için adımlar konusunda da yardımcı olabilir. Etik karar vermede, adım adım süreçler belirlenmiş ve bu süreçler; terapistlerin profesyonel sorumluluklarını karşılamak ve ailenin iyiliği için sorumluluk almaları için bir alternatif hareketler sürekliliği oluşturmayı vurgular. Terapistler, sonra, bu alternatiflerin sonuçlarını değerlendirir ve ölçer. Bu süreçlerden deneme niteliğinde kararlar verirler ve eğer şüpheleri varsa bunu süpervizör ya da meslektaşlarıyla 2 defa kontrol ettikten sonra kararlarını uygularlar. Son basamak ise; yapılanların belgelendirilmesini içerir. Belgelendirme, etik ve yasal yönden savunulabilir. Belgeler, kayda değer görülen uygulamalar ya da geleneksel uygulamalara dayanan uygulamalar olmalıdır.

Profesyonel Konsültasyon

Etik kararlar alırken üçüncü kaynak da; profesyonel konsültasyondur. Profesyonel konsültasyon, birinin kendi yetenek ve bilgisini arttırmak için alanında uzman bir kişiyle görüşmesidir. Konsültasyon; içsel veya dışsal yönelimli, süreç-sonuç odaklı ve formal ve informal gibi çeşitli şekillerde alınabilir.

İç konsültasyon (internal consultation) terapistin, bir aile ile ilgili etik mesele hakkında çalıştığı yerdeki uzman biriyle konuşma şeklinde alınabilir. Dış konsültasyon (outside consultation), bulunduğu yerin/kurumun dışındaki bir profesyonelle görüşmeyi içerir. Süreç konsültasyonu (process consultation) bir aileyle çalışırken kullanılan yöntemin etiği hakkında bir uzmana akıl danışmak olarak tanımlanabilir. Sonuç odaklı konsültasyon (outcome-focused consultation) ise ailenin ve terapistin başarmayı istedikleri etikleri merkeze alarak uzmanla görüşmeyi içerir. Resmi konsültasyon (formal consultation) da girdi bir uzman tarafından randevu ya da yapılandırılmış görüşmeyle kazanılırken; resmi olmayan konsültasyon (informal consultation) profesyonel terapi konferansında, uzmanla koridorda ya da daha az yapılandırılmış bir iletişim şeklinde olabilir.

Ne şekilde olursa olsun, konsültasyon servisleri kanalıyla aile terapistleri; prensiplerle ve etik kodların belirli yönleriyle ilgili durum tarihiyle ile ilgili daha geniş bir bakış açısı kazanır. Konsültasyon toplantılarında terapistler, engellemeleri, aydınlatmaları ve değişimleri amaçlayan servislerin tüketicileri olurlar.

Meta–etik prensiplerin yüksek düzey standartları vardır. Bu standartlar klinisyenlere karar vermeleri için rehberlik eder. Bu prensipler özellikle etik ve ahlaki ikilemleri çözmek için kullanışlı olur. Bütünüyle bu ilkelerin beşi, birbirleriyle etkileşimde düşünülür:

Özerklik (Autonomy): Kararlar ve seçimleri yapması için bireylerin doğruluğu

Zarar vermeme (Nonmalefience): danışana birinin hareketinden olası zarar vermeden kaçınma

Yararlılık (Beneficence): danışanın huzurunu sağlamak ve iyilik yapmak

Bağlılık (Fidelity): Güvenilir, sadık olmak ve birinin sözlerini tutmak

Adalet (Justice): Eşit olarak davranmak insanlara

Aile terapistlerinin en çok akılda tutması gereken en üst prensip; zarar vermemektir. Bu ilkeyi takip etmek kolay olmasa da diğer ilkelerden bazı yollarla daha az zordur. Aile terapisinde bağlılık, aile üyelerinin bağlı olmasıyla ve onların sahip olduğu ilişkilerle uğraşır. Bu üç alana dikkat etmek gerekiyor ve karar alırken akılda tutmalıdır. Buna rağmen aile terapistleri ne ile ve kim ile çalıştıklarının karmaşıklıklarını fark ettikleri zaman, daha dikkatli, düşünceli ve sonunda becerikli olurlar.

Terapistler bütün aileler ile çalışırken şunlara dikkat etmelilerdir.

  • finansal ve fiziksel olarak güç dengesini sağlamalı
  • aile bireyleriyle rol ve kurallar la ilgili oyun oynaıp onların kendilerini farklı görmeleri sağlanır
  • ailedeki küçük değişikliklerin ailenin bütününe etki ettiğini bilmeli.

Terapist ile Aile Üyelerinden Birinin Cinsel İlişki Yaşaması  

En yaygın tabu aile danışmalığında, terapistin aileden biriyle ilişki yaşamasıdır. Ne yazık ki en yaygın sorunlardan biri terapistlerin, sağlık çalışanlarının danışanları ile ilişki yaşamasıdır. Yeni çalışanlar danışanlarla ilişki konusunda uyarılırlar. Ayrıca aile danışmalığı etik kodlarında bu durum men edilmiştir. Terapist ve danışan arasında yanlış anlaşılmalar olabilecek şekilde davranılmamalıdır.

Teorik teknikler

Bazı teorilerin teknikleri hala tartışmalı bir haldedir. Bu yüzden en son çare olarak düşünülmelidir. Mesela bilinç karmaşası ve paradoksları stratejik aile terapisi (straightforward) hiçbir şeyi gizlemeyen (apaçık) teoriler kadar iyi ele alamamaktadır. Benzer bir şekilde tarafsızlık konusunda tartışmalı bir tavır sergilemektedirler. Stratejik bakış açısına sahip terapistler ailedeki şiddeti çözüp, şiddet olmayan bir aile ortamı oluşturmaya çalışırlar. Sadece aile ile çalışırken aile içi dengeyi ve ailedeki değişimi yapabilir.

Çok Kültürlü Terapi Konuları

Etik durumların yaygın bir alanı da çoklu kültürel terapilerdir. Çoklu kültürel danışmada  terapistin değerleri çok görkemlidir fikri olmamalıdır.

  • Benzerlikleri vurgulamalıdır.
  • Farklılıkları vurgulamalıdır
  • Benzerlikler  ve farklılıklar üzerindeki varsayımlarını vurgulamalıdır

Aile terapistleri öneri vermeden önce ailenin bakış açısıyla onların kültürlerine bakmaya dikkat etmeliler. Bunu ele almak zor olabilir. Süpervizyon veya konsültasyon etik olması açısından tavsiye edilmektedir. Örneğin terapist genellikle danışanına dokunabilmektedir. İspanyol ve Latin kökenliler buna açıktır ve terapistlerini dokunarak yada sarılarak selamlayabilirler. Bu gibi durumlarda Kültürel farklılıklar etik kodlarda esnek tutulabiliyor.

İnternet Yoluyla Terapi

İnternetin terapilerde ve etik kodlar açısından sunduğu imkanlar olduğu gibi getirdiği sorunlarda olmuştur. İnternet terapistler tarafından  kullanılmaktadır. Bazı düzenlerde danışan yaşadığı yerin bilgisini yanlış veriyor. E-mail sorularının cevaplarında 200 kelimeden fazla olmaması gerektiği söyleniyor. Ödeme kredi kartı ile yapılıyor.

Aileler ile nette çalışırken, aileler seslerini değiştirebiliyorlar, ve danışma sürecinde  ortam değişikliğine de gidebiliyorlar. Klinikçiler çalışırken, danışanları özel kişilerle yada kırsal kesimden irileriyle görüşürken danışan aile kimliklerini saklayabiliyor. Sorulan sorular uzadıkça ücret de artıyor.

Fakat buna rağmen üçüncü çeşit kurulumlarda terapist aile üyeleriyle görülebilmektedir. Ve düzenli görüşmeler yapabilmektedir. Pratik yapmak danışanı yetiştirir bu konuda. Tedirginlikleri azalır, deneyimi artar.

İnternetin kullanımı ile etik ikilemler çıkmaya başlamıştır. Güvenlikten yoksundur, gizlilik ihlal edilebilir, terapist olası tehlike ve zararlardan danışanını koruyamayabilir. Sözel olmayan tepkileri göremez ve yorumlayamaz. Danışan yanlış anlayabilir yazım hatalarını, yada yetersiz danışanlar zarar görebilirler yazdıklarından dolayı.

Sorunlar karmaşık bir hal alabilir, daha da kötüsü olabilir. Ama herhangi bir kanuni bir yaptırım ya da koruyucu kanun söz konusu değildir aile terapisi hakkında. İnternetin kullanımı ve danışmanlıklar artmaktadır ve bununla birlikte görevini kötüye kullanma da artmaktadır.

Etik Olmayan Davranışın Bildirilmesi

Etik kodların okunması ve öğrenilmesi ile birlikte çalışanlar etik olmayan davranışlardan kaçınmaya başlanmıştır. Danışanlar çalışan terapistlere etik olmayan davranışları bildirebilmektedir.bterapistler bir durumla karşılaştıklarında etik kodlara başvurabilmektedirler.  Eğer çözümleyemediği bir durum yada vaka varsa bunu gerekli kurumlara (ACA gibi) bildirmesi gerekmektedir.  Böyle bir kurumda bir rapor verilmişse resmi araştırma açılacaktır

Etik olmayan bir davranışa terapistler zor durumda kaldıklarında  başvurabilmektedirler. Gizlilik sorunu artmaktadır. Etik kuralların ihlal edildiğini gören terapistler bunu bildirmekle yükümlüdürler.

Şayet kesin bir şiddet varsa üç seçeneği vardır terapistin. Yetkili bir kurula dosya ile başvurması için danışanı teşvik etmeli, terapistin kendi şikayet etmeli yada hiçbir şey yapmamalı. Bu üç seçenekte danışana rahatsızlık verir, dolayısıyla terapistte bundan etkilenir.

AİLELERİN DEĞERLENDİRİLMESİNİN ÖNEMİ

Değerlendirme prosedürleri (assessment procedure) insanların, programların ve nesnelerin özelliklerini ölçmek için kullanılan her yöntemdir. Genellikle insanlardan en iyilerini yapmalarının istendiği test etmenin aksine, değerlendirme; tipik performansları, davranışları ve nitelikleri değerlendirir. Yani; değerlendirme, test ölçümlerinden daha kapsamlıdır.

Aslında, değerlendirme, aile terapilerinin de hayati bir parçasıdır. Değerlendirme boyunca terapistler çalıştıkları aileleri  sistemli ve uygun bir şekilde teşhis etmelerine yardım edecek bilgiyi kazanırlar. Bu amaçla terapist, ailenin yapısı (roller, sınırlar vs.), kontrolü (esneklik, güç gibi), kültürü (sosyal konum, kültürel kalıt vs.), ihtiyaçları/duyguları ve gelişimi hakkında bilgi edinir.

Geçmişte, Amerikan Psikiyatri Derneği tarafından yayımlanan ve akıl sağlığı bozukluklarını temel alan Teşhis edici ve İstatistiksel El Kitabı’nda (Diagnostic and Statistical Manual-DSM) evlilik ve aile teşhis kategorilerine  az dikkat çekilmiştir. Temel olarak, DSM  tıbbi modelden temel alınmış ve bireysel olarak yönlendirme yapılmıştır. Bu nedenle, evlilik ve aile alanları teşhis süreciyle sınırlandırılmıştır; çünkü aile terapistleri temelde ilişki yönelimlidir. İlişkileri bir rahatsızlık sınıfıyla bağlamak yerine DSM’in yaklaşımı; bu zorlukları tanımlamak için V kodları (V codes)’nı veya İlişkisel İşlevselliğin Bütüncül Değerlendirilmesi Ölçeği (Global Assessment of Relational Functioning Scale-GARF)’ ni kullanmaktı. V kodu, durumu, akıl rahatsızlığına atıfta bulunmayan bir şey olarak tanımlar. GARF ve DSM-IV ün Eksen 5’i olan İşlevselliğin Güncel Değerlendirmesi (Global Assessment of Functioning-GAF) ölçeğinin bireysel işlevselliği değerlendirmesi benzerdir. SON CÜMLEYİ EKLEE!!!

DSM-IV (the fourth edition of DSM) aile-çocuk, kardeş, partner ilişkileri ve fiziksel ve cinsel kötüye kullanım gibi ilişkisel problemlere daha çok odaklanır. Ancak bazı engellere rağmen aile terapistleri gerekli olduğunda uygun bir tedavi planı geliştirilebilir ve izlenebilir diye değerlendirme ve teşhis etme gereği duyarlar

Değerlendirmenin bir diğer avantajı; ailelerin ve aile üyelerinin daha iyi ilişkileri için ilişki dinamiklerini anlamaya yardımcı olmak, onlara net amaçları ve farklı bakış açıları kazanmalarını sağlamaktır.

Değerlendirmenin son olarak bir diğer önemi; sayılabilirliği ve profesyonelliği ilişkilendirmesidir. Terapi, hizmetlerin belgelenmesini gerektirir ve hizmetlerin arkasındaki nedenleri takdim eder. Aile terapisi de daha bilimsel ve kesin olmaya başlıyor ve bu da becerilerini geliştiren ve halka hizmet eden aile terapistlerinin değerlendirmeye gittikçe güvenmesini sağlıyor. Böyle güven, sorumlu olma meselesidir.

AİLELERİ DEĞERLENDİRMENİN BOYUTLARI

Ailelerle çoğu değerlendirme, sistemsel yaklaşımda temele alınır. Bu yaklaşım, her bireyin bireysel  karakteristik/özelliklerinden ziyade bireyler arası etkileşimden/ilişkilerden yararlanmayı gerektirir. Bir ya da diğer bir sebepten dolayı, dikkat bir kişinin üzerinde odaklandığında bile o kişinin davranışı, sistemin diğer üyelerinin davranışlarını şekillendirmesi, etkileme gücü ve eko sistemi etkileyebilecek değişkenler bakımından analiz edilir.

Terapistler, terapi oturumunda sorulan sorularla, demografik bilgilerden çok etkileşime ve ilişkilere odaklanırlar. Örneğin; “Mary, John sinirli olduğunda sen ne yaparsın?” gibi sorular sorarlar.

Fishman’a göre terapist değerlendirmede dört-boyutu hesaba katmalıdır Bunlar:

  • Aile üzerindeki çağdaş gelişimsel baskı,
  • Aile tarih,
  • Aile yapısı,
  • Aile süreci.

Bu dört boyutlu model, terapistlere konuları hakkında sık sık değişen bir görüş vermelidir. Bu model, terapistlerin, hareket eden sisteme farklı açılardan bakmalarına izin verir. Bu model, terapistler sistemin içinde ve dışında, bazen tarafsız gözlemciler olarak hareket ettiklerinde, belli bir aile üyesini desteklediklerinde ya da ailenin kontrolünü sağlayan bir üyeyi fark ettiklerinde terapistin süreçteki pozisyonunu göz önünde bulundurur.

Sürecin ve terapistin bu süreç içindeki aktif yerinin vurgusu aile terapisini bir deneyim terapisi olarak tanımlayan şeydir.

Aileleri Değerlendirmede İnformal Metotlar

Çiftleri ve aileleri informal değerlendirmede birkaç yol vardır. Örneğin; sarnoff ve sarnoff ilişkilerinde olumlu deneyimlerini “çiftlerin informal değerlendirmelerini” sağlayabilmek için “çiftlerin yaratıcılık  değerlendirme görevleri(couples creativity asessment tasks C-CAT)” tasarladılar. Bu ölçme envanterindeki görevler; erken anılara odaklanmayı, geleceği, problem çözme yeteneği oluşturmaya bakış açısını ve ayrı düşünceleri içerir .Bu ölçme 40-45 dakikayı alır. Bu envanter çiftlerin hayatları süresince “daha olumlu, aşklı ve sağlıklı etkileşimi” getirmek içindir.

Aile değerlendirme informal metotlardan en iyilerinden biri de “Aile Değerlendirme Formu”(Family Assessment Form)dur. Bu form, aile terapistlerinin yeterli kısa zamanda birçok bilgi edinmesini amaçlar.

Aileleri informal değerlendirmede başka bir yolda direkt gözlemlemektir. Bireysel danışmanın aksine aile terapisi kişiler arası problematik değişimi direkt olarak gözlemlemek ve bunu bu olayların öznel tercihlerle karşılaştırmak için fırsatlar önerir. Bu süreç eşit olmasına rağmen bir karışıktır,çünkü bireylerden birinin bazı dönemlerinde düşmanlık ifadeleri olanaklıdır. Bunlar bilgi toplamak için paha biçilmez araçlardır ve başka envanterler bunu sağlamaz. 

Referal Kaynaklar:

  1. Değişmesi İstenen/Mevcut Problem (her üye açısından)
  2. Tekrarlayan Etkisiz/Verimsiz Davranış Dizileri (çözüm çabaları, homeostatik denge çabaları)
  3. Aile Yapısı (Aile haritası; fert olarak katılım veya yalıtım, esneklik veya sertlik; güç yapısı; kuşaksal sınırlar;eşli ilişkiler, anlaşmalar, roller vb.)
  4. İletişim ve Etkileşim Tarzları (direk, açık, karışık, etkili, bilişsel, pozitif, negatif, destekleyici, agresif vb.)
  5. Dikkate Alınan Temel Varsayımlara Bakmak
  6. Aile Yaşam Evresi (Erken evlilik, genç ebeveynliği, orta yaşlar, emeklilik vb.)
  7. Aile Soyu hakkında Uygun/gerekli Bilgi (geçmiş nesillerin pozitif ya da negatif etkileri)
  8. Stres ve Destekte Dışsal kaynaklar (Aile dışındakilerle ilişkiler, arkadaş, iş arkadaşı gibi)
  9. Ailenin Güçlü Yönleri
  10. Önemli Fiziksel Durumlar/İlaçlar/Rahatsızlıklar
  11. Diğer Bilgiler (Önceki tedavi ve test sonuçları gibi)
  12. Terapötik amaçlar:
  13. Önerilen Terapötik Müdahale

 

Aileleri Değerlendirmede Resmi Metotlar

Aile terapistleri 1000’den fazla ölçme envanterlerine sahiptir. Bu envanterler şu alanları kapsarlar; çeşitli yakınlık, güç, uyum ve ebeveyn. “bu envanterler kullanıldığında uygulayıcıların ve danışanların değerlendirme ve tedavi sürecini zenginleştirebilirler.”

Klinisyenlerin referans çalışmalara başvurmaya ve onların durumları için uygun özel ölçekler için kuramlara ihtiyacı vardır. Aile terapisinde kullanılan bütün değerlendirme araçlarını, ölçeklerini not etmek önemlidir. Bu envanterlerin; ölçülü oluşturulan değerler, bu basamaklar ve raporlaştırılarak oluşturulan yardımcı basamaklar, kolay ya da zor olan skor yönelimleri ve test sonuçlarının yorumlanması, geçerlik ve güvenirlik hakkında olan deliller için dikkatlice incelenmiş olması önemlidir.

Aile terapisi ölçeklerindeki eğilimlerin artışına rağmen, klinisyenler onları denemekten çekiniyorlar.. Bu suskunluğun sebeplerinden biri, kullanılan ölçme envanterlerinden yenilik getiren pratiğinin üstünlüğünü kesmeden aile terapistlerini uzaklaştırmak ve gerekli eğitime sahip olmamalarıdır. Bu aile terapistleri; çalıştırılan ölçme eğilimlerinin çoğunda sık sık, birey odaklı değerlendirme envanterlerini, örneğin MMPI-2 ve Myers-briggs type indicator kullanırlar.

 

Evlilik ve Aile Terapilerinin Değerlendirme Ölçüleri

 

*Evlilik Değerlendirme Ölçüleri

-Çalışan Kadınlar Tutum Ölçeği

-İki-Kariyer Aile Ölçeği

-Değişim-Yönelim Envanteri

-Evlilik Memnuniyet Envanteri

-Evlilik İletişim Envanteri

-Cinsel Tutum ve İnançlar Envanteri

-Locke-Wallace Evlilik Uyum Testi

-Myers-Briggs Tipoloji Envanteri

-Dyadic Uyum Ölçeği

*Ebeveyn Değerlendirme Ölçüleri

-Ebeveyn-Ergen İletişim Envanteri

-Ebeveyn beceri Envanteri

 

* Aile Değerlendirme Ölçüleri

-Beavers-Timberlawn Aile Değerlendirme Ölçeği

-Çatışma Çözme Ölçeği

-Yaşam Kalitesi Ölçeği

-Aile Uyum ve Tutarlılık Ölçeği

-McMaster Aile Değerlendirme Planı

WhatsApp Hattı İçin Tıklayın

Evlilikte Sık Karşılaşılan sorunlarla ilgili yazımızı okumak için TIKLAYINIZ

Çocuklarda Sık Karşılaşılan 9 Problem ile ilgili yazımız için TIKLAYINIZ

Sık Karşılaşılan Psikolojik Problemler için TIKLAYINIZ

Sık Ortaya Çıkan Cinsel Problemlerle İlgili Yazılarımız için TIKLAYINIZ

Kaynakça

http://www.tavsiyeediyorum.com/makale_16164.htm


DANIŞAN YORUMLARI

http://izmirpsikoloji.com/danisan-tavsiyeleri/

İLETİŞİM:
05376932435

Henüz yorum yapılmamış, sesinizi aşağıya ekleyin!


Bir Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir